Tarih: 13.12.2019 13:20

Narenciyeye alternatif seracılık

Facebook Twitter Linked-in

Seracılıkla yüzü güldü

Bucak bölgesi narenciye ile özdeşmiş bir bölge. Son yıllarda narenciye yetiştirmede girdi fiyatlarının yükselmesi ve ürün satışından elde edilen gelirlerin düşük olması nedeni ile çiftçiler farklı alanlara yönelmeye başladı. O çiftçilerden biri olan Hanifi Seğmen, yaklaşık 10 yıl önce açık olarak yaptığı seracılığı daha profesyonel bir hale getirerek kapalı alanda yapmaya başladı. 4 dönümlük arazi üzerine kurduğu serada, domates ve biber yetiştiren Seğmen, narenciyeye alternatif olarak seracılık yaptığını dile getirdi.

40 dönüm narenciye bahçesine bedel

Acarmantaş Mahallesi'nde kurduğu 4 dönümlük sera içerisinde yetiştirdiği ürünlerle kendisine bir pazar bulan Hanifi Seğmen; “2,5 dönüm domates ve 1,5 dönüm biber seram bulunuyor. Yılın 12 ayı seradan ürün alıyorum. Bir kısmını halde satarken, bir kısmını da kendi iş yerimde perakende olarak satışını gerçekleştiriyorum. Buradan bir yıl içerisinde elde ettiğim gelir, neredeyse 40 dönüm narenciye bahçesinden elde edilen gelirden daha fazla. Çok özen ve sabır isteyen seracılık, bu bölgede narenciyeye alternatif olarak yapılacak en güzel iştir” dedi.

“400 metrekare ile başladım”

Seracılık serüvenine 10 yıl önce 400 metrekare bir alanda başladığını ifade eden Hanifi Seğmen, ilk olarak açık alanda seracılık yaptığını söyledi. Açık alandan elde ettiği gelirin kendisini heyecanlandırdığını ve bu işi daha profesyonel bir şekilde yapmak isteği ile karşı karşıya kaldığını söyledi. Hanifi Seğmen; “Seracılık zor bir iş ama içerisindeki yetiştirilen ürünler ile aynı bir çocuk gibi ilgileniyorum. Işçiliği zor ama kazancı da gayet güzel. Bu İşi daha da büyütmek istiyorum. Herkes bu işi yapabilir. Herkesin kendi arsaları var ve küçük de olsa seracılık yapabilirler. Elde edilen gelir bir aileye fazlasıyla yeter” dedi.

“HERKES SERACILIK YAPSIN”

Narenciyeye alternatif olabilecek seracılıkta kendini geliştiren Hanifi Seğmen; “Bucak Bölgesi'ndeki bütün hemşerilerimizin hemen hemen hepsinin müsait arsaları bulunuyor. Herkes kendi çapında seracılık yaparsa, Bucak'ta seracılık büyük bir yaygınlık alır. Pazar bulma sorunumuz olmaz. Tüccarlar, Bucak bölgesine gelerek ürünlerini yerinden almak isteyeceklerdir. Son yıllarda narenciye girdi fiyatları oldukça arttı. Girdi fiyatlarının karşılanmasında çiftçi arkadaşlarımız büyük zorluklar yaşıyorlar. Yapılan masrafların karşılığı alınamayınca çiftçi zor günler geçirmek zorunda kalıyor. Ben isterim ki, Bucak Bölgesi'nin her tarafı aynı bir Antalya gibi sera bölgesi olsun. Bu bizim bölgemiz için büyük bir gelir kaynağı olur”dedi.

“Ortalama 70 ton domates yetiştiriyorum”

Hanifi Seğmen, bir yıl içerisinde ortalama 70 ton domates yetiştirdiğini ifade ederek, bu üretimin kolay olmadığını ancak severek seracılık yaptığı için kendisine kolay geldiğini belirtti. Seğmen; “Seramız da yetiştirdiğimiz ürünler organiktir. Çiçeklerin döllenmesi için arı kullanıyoruz. Etkisi büyük ilaçlar kullanırsak arılar ölür. Bu da bizim ilaç kullanmadığımızın somut delilidir. Gübre olarak da hayvan gübresi kullanıyoruz” dedi.

“Devlet Kredi imkanı sunuyor”

Hanifi Seğmen, kendi seralarını kurarken, devletten aldığı kredi ile bu işi yaptığını söyledi. Kredinin %25'ini peşin ödediğini ifade eden Seğmen, diğer kalan kısmını ise 5 yıl boyunca ödeyeceğini söyledi. Seracılık yapmak isteyen üreticilerin, devlet kredi desteğinden yararlanabileceğini belirtti.

Son zamanlarda mazot, gübre, ilaç, işçilik, vb. birçok girdi fiyatlarının çok yüksek olmasından dolayı çiftçiler zor günler geçiriyor. Zor günlerin geride kalması adına çiftçiler alternatif olarak arayışlara giriyor. Türkiye'nin birçok bölgesinde değişik ürünlerle yapılan seracılık, çiftçilerin son umut noktası olacak gibi. Kim bilir belki önümüzdeki yıllarda narenciye ile özleşmiş Kozan bölgesinin büyük bir kısmı seralarla dolup taşar. Üretim şarttır. Üretimin olmadığı yerde, gelişme olmaz. Narenciyesi para etmeyen çiftçi için seracılık büyük bir gelir kaynağı olabilir.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —