Anahtar Kelimeler: Belgeseli

Otağ TV’den Saim Bey Belgeseli

Kozan’da yayın hayatını sürdüren Otağ TV ölümünün 100. yıl dönümünde Şehit Kaymakam Saim Bey anısına belgesel hazırladı.

Saimbeyli, Kozan, Kadirli ve Osmaniye'nin düşman işgalinden kurtuluşunda önemli isimlerden biri olan Saim Bey'in 100. ölüm yıldönümü nedeni ile Otağ TV Saim Bey'in hayatını ve kahramanlıklarını anlatan güzel bir belgesele imza attı. Yönetmenliğini Kozan Otağ TV genel yayın yönetmeni Levent Açıkgöz'ün yaptığı Saim Bey belgeselinde araştırmacı Tarihçi Yazar Abdurrahman Kütük’te sunum gerçekleştirdi. Kozan'ın değerli öğretmenlerinden Okan Arık ve Otağ TV personeli Kübra Büyükteke’ninde seslendirmesini yaptığı belgeselin montajını da Otağ TV personeli Mahmut Söğüt gerçekleştirdi. Yaklaşık 1 ay süren çalışmaların ardından hazırlanan belgeselde Saim Bey’in hayatı anlatıldı. Ölümünün 100. yıl dönümünde yapılan çalışma sosyal medya üzerinden çok kişi tarafından beğenildi ve paylaşıldı. Otağ TV genel yayın yönetmeni Levent Açıkgöz; "bir aylık çalışmamız. Milli Mücadelede Saim Bey isimli belgesel tadındaki çalışmamız. Tarihci Yazar: Abdurrahman Kütük, Seslendirmede Edebiyat öğretmeni: Okan Arık, Seslendirme: Kübra Büyükteke, Kurgu-Montaj: Mahmut Söğüt ve projenin yönetmenliğini yapan ben Levent Açıkgöz, bütün çalışma süresince ekip olarak keyifle çalışırken bazen duygulandık,  bazen de üzüldük ama ecdadımızla gurur duyduk." Dedi.

Peki Şahinbey kimdir:

 

 Asıl adı Saim Ruhi’dir. 1893 yılında Kozan’da dünyaya gelmiştir. Küçük yaşta, Kozan Mutasarrıflığında Memur olan babasını kaybetmiştir.

İptidai (İlkokul) ve Rüştiye (Ortaokul) mekteplerini Kozan’da, İdadi (Lise)’yi Adana’da bitirmiş, baba dostu Diyarbakır/Cizreli Muhtar Fikri (Gücüm)’ün desteği ile 1910’da İstanbul Darülfünun’a (Hukuk Fakültesi) gitmiştir. Tıbbiyelilerin kurduğu İstanbul Türk Ocağı müdavimlerindendir. Ateşli bir vatanseverdir. Darülfünun son sınıfta iken çıkan birinci dünya savaşı sebebiyle tahsilini yarım bırakıp cepheye giden gönüllülerdendir.  Yedek Subay eğitiminden sonra Erzurum/Kafkas Cephesine gönderilen Saim Bey, Kazım Karabekir Paşa’nın emrinde Alay yaveri olarak Nahcıvan’a gitmiş, başarılarından dolayı Harp Madalyası ile ödüllendirilmiştir. Halkı milli mücadeleye cesaretlendirmek için çalışan Saim Bey’i etkisizleştirmek isteyen Adana işgal Valisi Bremond’un, yüksek maaş ve Yüzbaşı rütbesi teklifini reddedince il dışına sürgün edilmiştir. Saim Bey, sürgünü değerlendirmiş, İstanbul’a gidip son sınıf derslerini vermiş, Hukuk Fakültesini bitirmiş ve gizlice Ankara’ya gelmiştir. Saim Bey’e Yıldızeli Müddeiumumîliği, Konya/Bozkır Kaymakamlığı teklif edilmişse de kabul etmemiş, Mustafa Kemal Paşa’nın emri ile Haçın Kaymakamlığına tayin edilmiştir. Haçın bir Ermeni terör merkezi ilçedir. 30.000 nüfuslu Haçın’da Müslüman sayısı 1000 kişidir.  Saim Bey, Haçın’ın Gürleşen Köyüne yerleşmiştir. Kaymakam Saim Bey, görevini Makam odasında, meşin koltukta oturarak değil,  cephede mavzer tutarak yerine getirmiştir. Çekmiştir ayağına kıl şalvarını, giymiştir sırtına abasını, asmıştır boynuna dürbününü ve almıştır eline filintasını, binmiştir al atına. Saim Bey, Tufan Paşa’nın kurduğu Kuvayımilliye teşkilatında Üsteğmen rütbesiyle müfreze komutanı olarak hizmet etmiştir.

 Saim Bey, Mağra (Tufanbeyli) ve Haçın (Saimbeyli) kazalarının kurtarılmasında büyük kahramanlıklar göstermiştir. 

 Milli mücadelede; Kadirli, Kozan, Haçın düşmandan temizlenmiştir. Sıra Osmaniye’ye gelmiştir.

Fransızların asker ve silâh sevkiyatında demiryolunu kullanarak üstünlük sağladığını gören Saim Bey, Mamure İstasyonu'nun alınması için Güney Cephesi Komutanı Selahattin Adil Paşa’dan görev istemiştir.

Saim Bey, Osmaniye, Kadirli ve Kozan çetelerinden müfreze teşkil etmiştir.

Mamure Baskını 18 Kasım 1920 sabahı gerçekleşmiştir. Halkın “Tek Konak” dediği Mamure İstasyonuna 50m kadar yaklaşan Saim Bey, Fransız askerleriyle beraber olan Müslümanları safına çekmek istemiş, onlara Arapça seslenmiştir;

            -Ene Müslim, Ente Müslim! (Ben Müslüman’ım, sen de Müslümansın!)

 İşte o an atılan bir bomba çetelerin ortasına gelmiştir. Saim Bey ağır yaralı haldedir.  Onu kucağına alan arkadaşı Recep’i düşman zanneden Saim Bey öfkelidir.  “Defol alçak! Yaralıyım diye beni teslim alacağını mı sandın?”  Saim Bey Kozan Mezarlığına defnedilmiştir.

Onun aziz hatırasına vefa için Haçın’a Saimbeyli denmiştir.