Üç girişimci solucan gübresi üretmeyi başardı

İlçemiz Kozan’ da üç girişimci arkadaş solucan gübresine merak sardı. İzledikleri bir televizyon proğramında solucan gübresinin faydaları ve ürün üzerindeki etkilerini duyan bu üç girişimci çok vakit kaybetmeden hemen araştırmalara başladı.

Gerekli araştırmalar sonucunda bu işi yapmaya karar veren girişimciler Kozan’ da bir ilki gerçekleştirdi. Kozan’a bağlı Çobanpınarı Mahallesinde 4000 metre üzerine kurdukları tesiste üretime başladılar.

Muhammet Yorulmaz, Salih Dilci ve Mustafa Aksoy’ un işletmeciliğini yaptığı solucan gübresi üretimi tesislerini kuran bu üç Kozan’ lı girişimci merak ve büyük bir azimle üretime geçtiler. Bu konu ile Kozan basınına tanıtımı yapılan solucan gübresi tüm Kozan halkına ve çevre köy ve mahallelere tanıtılmak istendi.

İşletme üretim müdürü ve firma yetkilisi Osman Sezer konuyla ilgili olarak ürünün tamamen doğal ve organik olmasına dikkat çekerken, ürünün kurumuş hayvan gübresinin birkaç işlemden sonra solucanlara yem olarak verilmesi üzerine solucanların da yedikleri yemleri tekrardan dışkı yoluyla birçok enzimler ile birlikte bırakması sonucu meydana geldiğini anlattı.

İşletme sahiplerinden Muhammet Yorulmaz; “Amacımız yediğimiz ve çocuklarımıza yedirdiğimiz kimyasal maddeli ve kimyasal gübreli olan meyve sebze ve kuruyemiş gibi tamamı sağlığa zararlı olan etkisini hemen olmasa da zamanla göreceğimiz bu gidişe bir dur demektir. Bir insanın sağlığıyla oynamak bu kadar kolay olmamalı. Bu sebeple biz bu ürünü dışarı pazarlamaktansa ilçemiz Kozan’ da pazarlamayı daha çok tercih ediyoruz. Kozan’ lı üreticilerimiz eğer ilgi duyarlarsa bizim kapımız her zaman herkese açıktır. Amacımız Kozan ve Kozan’ lı üreticilerimiz kazansın. Çünkü Kozan ve çevresinde yetişen ürünleri ilk olarak bizler tüketiyoruz. Sağlığımız açısından kimyasallarla üretilen değil de daha çok organik olan ürünleri tüketirsek daha iyi olur düşüncesindeyim. Malumunuz Kozan’ ımız ve bölgesi narenciyesi ile meşhur bir ilçe. İster istemez kimyasal madde içeren ürünler kullanıyoruz. Sonuçta bu ürünleri ilk olarak bizler yemeye başlıyoruz. Bu sebepten dolayı kimyasal değil de organik olanı tercih etmeliyiz. Türkiye genelinde böyle bir çalışma başlatıldı zaten. Bazı büyük firmalar tarla ve bahçelerden aldıkları ürünleri yapılan laboratuar tetkiklerinin ardından kimyasal madde içeren ürünleri satın alıp üretime girdirmiyorlar. Biz Türkiye’ de bu ürünü daha yeni yeni kullanmaya başlıyoruz. Avrupada bu ürün 70 yıldan bu yana kullanılıyor. Hatta insanlar çöl topraklarında bu solucan gübresi sayesinde güzel kazançlar sağlıyor. Düşünün bizim bölgemizin topraklarını. Kırmızı topraklarla çevrili her tarafımız. Bağımızda bahçemizde her zaman organik solucan gübresini tercih etmeliyiz. Sebebi ise kendi sağlığımız için” dedi.

Diğer işletme sahipleri Salih dilci ve Mustafa Aksoy; “ Bu tesisin tamamı yerli sermaye ile kurulmuş olup Kozan` da faaliyet göstermektedir. İsteğimiz başlangıçtan itibaren çizmiş olduğumuz bu yolu sonuna kadar aynı inanç ve gaye ile sürdürmektir, inancımız ve arzumuz bu doğrultudadır. Tarımsal alan olarak sahip olduğumuz bu zengin coğrafi alanda o kadar kıymetli topraklarımızı bile bile zehirliyor ve çocuklarımızın geleceğiyle oynuyoruz ve her geçen gün topraklarımız kullanılmaz hale geliyor. Buna bir son verme zamanı sizce de gelmedi mi ? İşte bu yüzden biz üç girişimci arkadaş olarak solucan gübresini üretmeye başladık. Bu üretime ilk olarak 400 bin kırmızı Kaliforniya solucanı ile başladık. Şimdi ise 1 milyonu aşkın solucanımız mevcut. Bu yıl hedefimiz 20 bin yon solucan gübresi ancak önümüzdeki iki yıl içerisinde bunu 100 bin tona ulaştırmayı hedefliyoruz. Üretimine geçmiş olduğumuz bu solucan gübresi, Kırmızı Kaliforniya solucanlarının bitkisel ve hayvansal organik atıkları işlemesi sonucu meydana gelen solucan dışkısıdır. Solucan gübresi, mikro florlar ve özel solucanların organik maddeleri humik maddelere dönüştürme işlemi sonucu çıkan üründür Görünüş olarak siyah toprağa benzer ve itici bir kokusu yoktur.

İçeriğinde bitkinin gelişimi için gereken bütün enzimler, toprak antibiyotikleri, vitaminler, büyüme hormonları ve humik maddeler vardır. Kesinlikle, hastalık yapıcı mikro florlar, parazit yumurtaları, ot tohumları ve ağır metaller içermez.bu ürünün özellikleri ise; Ayrım gözetmeksizin her türlü tarım kültüründe uygulanır.  Bitkide direnç, hızlı büyüme ve gelişme, üründe erkencilik sağlar. Topraktaki Organik Madde miktarını arttırır. Minimum % 30 verim artışı sağlar. Bitkide kök gelişimini hızlandırır. Saçaklanmayı arttırır. Kökün güçlü olmasını sağlar. Solucanların kendilerini korumak için salgıladıkları ve gübreye geçirdikleri Sölom Sıvısı sayesinde bitki, kök hastalıklarına karşı direnç sağlar. Solucanların sindirim sisteminde bulunan çok sayıdaki mikroorganizma, topraktaki zararlı bakterilerle rekabet eder ve onların zararlı etkilerini ortadan kaldırır. Bitkinin hastalıklara karşı direncini arttırır. İçeriğindeki bitki besin maddeleri, makro ve mikro elementler, suda yavaş çözülerek bitkilerin uzun süre beslenmesini sağlar, gübreleme ihtiyacı zamanla azalır. Topraktaki mikroorganizma faaliyeti hızlanır. Toprağın su tutma kapasitesi artar. Su stresini minimuma indirir. Toprağın Ph’ını düzenler. Bitki tarafından kullanılamayan Fosfor, Potasyum, Demir vb. bitki besin elementlerini toprakta çözünür hale getirerek bitki tarafından alımını kolaylaştırır. Yabancı ot tohumu içermez. %100 gerçek nefaset, lezzet ve aromaya sahip ürün yetiştirilmesini sağlar. Özellikle kimyasallarla kirlenmiş, kuvvetini ve canlılığını yitirmiş, yorulmuş toprakların ıslahını sağlar. Bu sayede kimyevi gübre kullanım ihtiyacı zaman içerisinde azalır. Asitli, kumlu toprakların parçacıklarını birbirlerine bağladığı gibi ağır killi topraklarda parça bağlılığını gevşeterek gözenekli yapıyı arttırır. Toprakların bitki gelişimi için daha uygun bir yapı kazandırmaktadır. %100 Organiktir. %100 ekolojik ve non-toksiktir. Bu gübre ile yetiştirilmiş bitkilerde nitrat kalıntısı bulunmaz. Kokusuzdur. Suyu, havayı ve toprağı kirletmez. İçerisinde başka bir katkı maddesi mevcut değildir ilk akla gelenler bunlar” dedi.