TUĞBA KAN


10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ

"Basın, milletin müşterek sesidir. Bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir." Mustafa Kemal Atatürk


"Basın, milletin müşterek sesidir.
Bir kuvvet, bir mektep, bir rehberdir."
Mustafa Kemal Atatürk

 

Bugün, bir güne sığmayacak kadar anlamlı bir günü, yani 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kaleme almak istedim. Çünkü gazetecilik, bir günle sınırlandırılamayacak kadar anlamlı ve derin bir meslektir.
Sığ olmayan yüzeyselliğe tutunmayan yapıcı bir gazetecilik… Sadece bir meslek değil, hayatın kendisiyle yüzleşmek yüzleşebilmektir.

Gazetecilik, hayatın argümanıdır. Olayların ve olguların sayfa sayfa kaydedildiği bir yaşam perspektifinde, yaşananı kayda geçirmek kadar, yaşanmak istenmeyeni görünür kılmaktır. Zamanın tanığı olmaktır bir nevi...
Her haberde bir gerçek, her sayfada bir emek vardır.
Bu meslek, yer yer kutuplaşmalara sebep olan her şeyden uzak durmayı gerektirir. Çünkü gazetecilik, tarafsız ve objektif olmanın yoludur. Ayrıştıran değil birleştiren, körükleyen değil açıklayan, taraf olan değil gerçeğin yanında durandır.
Gazetecilik kolay bir meslek değildir ,dışardan bakılınca öyle görülmek istensede ...Bazen yalnız kalmayı, bazen anlaşılmamayı, bazen de bedel ödemeyi göze almayı ister gazetecilik. Alkıştan çok sorumluluk almayı   hızdan  daha çok ise  doğruluk gerektirir. Kaleminden önce kişiliğin ve karakterin savunucusudur.
Objektif bakabilmek, gerçeği olduğu gibi aktarmak, yanılma payını en aza indirmek, güce değil hakikate yaslayabilmektir sırtını .
Sessiz kalanların sesi, görünmeyenin aynası olabilmektir.
Yeri geldiğinde sosyal hayatından, zamanından, hatta hayatından ödün verilen kutsal bir meslektir.
Kameraya yansıyan yalnızca bir nesne ya da kare değil, zamanın tanıklığıdır. Kanıta dayalıdır, somut deliller sunar. Bu mesleği basite indirgemek doğru değildir.
Kitlesel olarak her yere ulaşabilen dijital ve baskı ortamında tüm okurlara zamanında  bilgiler ulaşmada kolaylıklar sağlansada günümüzde hâlâ çürütemediğimiz bir bakış açısı var gazeteciliğe karşı bundan dolayı da toplumumuzda zaman zaman gazetecilere yönelik saldırılar, sözlü ve fiziksel şiddet vakaları yaşanıyor. Ailesiyle, sevdikleriyle vakit geçiremeyen, savaşta ve sahada hayatını riske atan gazetecilerimiz bunu hak ediyor mu sizce? Sesini kendi kısmaya çalışan bir millet hâline dönüşmek, bir savunma mekanizması değildir. Aksine, daha anlayışlı ve sağduyulu bir toplum olmak zorundayız.

Bu vesileyle, Kozan Ekspres ailesi olarak; tüm meslektaşlarımızın, sadece çalışan gazetecilerin değil, işini özveriyle ifa eden değerli basın mensuplarımızın 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyor, saygılarımı sunuyorum