HÜSEYİN ERCİYES


Adı “Portakal Çiçeği" ama...

Ortada çiçek yok, koku yok, doğa yok.Var olan tek şey; kebap dumanı, şiş fiyatlar ve kiraya verilmiş metrekare hesapları.


Ortada çiçek yok, koku yok, doğa yok.Var olan tek şey; kebap dumanı, şiş fiyatlar ve kiraya verilmiş metrekare hesapları.
Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı bugün ne yazık ki narenciyenin zarafetini değil, mangalın dumanını temsil ediyor. Oysa bu toprakların asıl değeri kebap tezgâhı değil; Nisan ayında sokakları saran o mis gibi portakal çiçeği kokusudur.
Portakal çiçeği doğadır.
Portakal çiçeği üreticidir.
Portakal çiçeği emektir.
Ama biz ne yapıyoruz?
Narenciyeyi arka plana itip kebabı vitrine koyuyoruz.
Kozan bu iş için hazırdır.
Tarihi binlerce yıl öncesine dayanan, doğasıyla Karadeniz’i aratmayan, Nisan ayında buram buram narenciye kokan Kozan bu karnavalın ruhunu taşımaya fazlasıyla layıktır. Yenilenen aşağı ve yukarı çarşısı yapılacak etkinlikler için biçilmiş kaftandır.
Mesele imkân meselesi değil.
Mesele niyet meselesidir.
Kozan Belediye Başkanı Sayın Atlı…
Üzerinize düşen sorumluluk bu gerçeği hayata geçirmektir.
Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Sayın Göçer…
Bugüne kadar bu konuda somut bir adım göremedik. Lütfedin de portakal çiçeğinin bir kolu Kozan’a uzansın.
Yıllardır yazıyoruz.
Duyan oldu mu? Oldu.
Ama işlerine gelmedi.
Bu kent Nisan ayında narenciye çiçekleriyle dolar.
O mis kokuyu görmezden gelenler, kebap dumanına teslim olanlardır.
Portakal çiçeği festival değil; bir kimliktir.
Ve o kimliğin adı Kozan’dır.