Özcan ALADAĞ


AK Parti’nin içerisinde yönetimden kaynaklanan sıkıntılar var mı?

Çok kıymetli bir soru yönelttim aslında. Bu sorunun tek kelime ile karşılığı ‘EVET’ olarak verilebilir. Ben de onu vereyim ve ne gibi sıkıntıların olduğuna dair bazı tespitlerimi dile getirmiş olayım.


Çok kıymetli bir soru yönelttim aslında. Bu sorunun tek kelime ile karşılığı ‘EVET’ olarak verilebilir. Ben de onu vereyim ve ne gibi sıkıntıların olduğuna dair bazı tespitlerimi dile getirmiş olayım.

İlçe başkanlarının etrafında oluşan kadrolaşma ile ilçe başkanlarının önce kendi partilisi ile sonra da AK Parti’den olmayan halk tabanı ile bütünleşemediği yolunda sıkıntılar var.

İlçe yönetimlerinin aynı merkezlerde ve aynı eksen etrafından yaptıkları çalışmalar ile yerinde saydıklarını dile getiren partililerde ciddi sıkıntı var.

İl yönetim kurulu üyelerinin bir kısmının bazı alınan kararlardan haberdar olmadıkları ve kararların belirli sayıdaki kişiler tarafından alınarak uygulamada ancak bu kararlardan diğer yönetim kurulu üyelerinin haberdar oldukları yönünde sıkıntı var.

Belediye meclis üyelerinin sıkıntısı var. Meclis üyeliklerini yaptıkları ilçelerle ilgili muhalif belediye başkanları hakkında yeterli bilgi ve belgeyi kamuoyu ile paylaşamadıkları yönünde sıkıntıları var.

Partiye yakın ihale almak adına teşkilatların yanında duran AK Partili ihale kovalayanlara sürekli aynı ihalelerin verildiği yönünde sıkıntılar var.

Yönetici konumunda olan kişilerin tanıdıklarının, akrabalarının dışında, belediye meclis üyelerinin de kontenjan kullanarak işe alımlarda partiye hizmet verenlere sıra gelmediği yönünde sıkıntılar var.

Bu sıkıntıları sıralamak istersek uzayıp gider. Şimdi bana itiraz eden parti yöneticileri, belediye meclis üyeleri veya belediye başkanları çıkabilir. Hiç önemli değil onların aykırı tezi savunmaları. Ortada duran hakikatleri de yok etmek mümkün değil. Acı gerçekler ortada dururken, söylemler olup biteni kapatmıyor.

Aslında benim burada ana teması ile vurgulamaya çalıştığım konuları daha önce bazı il, ilçe yönetim kurulu üyeleri ile belediye başkanları ile paylaşıp onlara anlatmışlığım vardır. Onlarında bana hak verdiklerini çok yakından biliyorum. Lakin konu ciddiyet kazanınca hepsinin de geri adım atacaklarından adım gibi eminim.

Yerel siyaseti izleyen bir gazeteci olarak ben gördüklerimi, yaşadıklarımı, bildiklerimi burada okuyucularımla paylaşarak AK Parti’nin de yetkililerini uyararak gidişattaki yanlışlıkları düzeltmelerinin kendilerinin yararına olacağına değinerek ikaz etmiş oluyorum.

Bakın size bir örnek vermek istiyorum. Yüreğir Belediyesi AK Partili belediye. AK Partili Fatih Kocaispir, CHP’li adayın elinden belediyeyi kıt kanaat zorlama ile kazandı…

Büyük umutlar ile belediye başkanı seçildi. Gerek AK Partili gerekse de AK Partili olmayın Kocaispir’in şahsına oy veren kesimler, ‘Değişen bir şey olmadı’ diyerek beklentilerini göremediler, hissedemediler. Ciddi anlamda Yüreğir’de sıkıntı var. Sorsanız şimdi Yüreğir’de ne sıkıntı var. Ne de bize katılanlar olur…

Asıl sıkıntı bu işte…

Ankara’da Sayın Cumhurbaşkanı partiyi toparlamak için çırpınıyor. Kaybedilen oyları tekrar kazanmak adına gayret içinde. Çıkan anket sonuçlarına bakarak Sayın Cumhurbaşkanı tüm teşkilatlarına ‘şöyle davranın, böyle olun. Şunları yapın’ diyerek talimat veriyor. Lakin gelin görün ki taşra da bunlar uygulanıyor mu?

Kocaman hayır…

Ben Sayın Cumhurbaşkanının yerinde olsam bağımsız, partiyle çok alakası olmayan, dışarıdan daha iyi tahlil edecek kişileri parti adına illere, ilçelere görevlendirir, neyin yanlış olduğunu, kimin yanlış yolda olduğunu, neler yapılır ise bu yanlışlıkların düzelebileceğine yönelik bir çalışma başlatırım. Parti içindeki kişilerle bu tespit yapılmaz. Çünkü herkes ‘gevreğini içine dürer’…

Hayırlısı olsun diyorum. Gidişat hiç iyi değil Sayın Cumhurbaşkanım. Bu yaklaşım ile Adana’da AK Parti mevcut milletvekillerinden en az bir tanesini hatta iki tanesini kaybeder ise hiç şaşırmayın. Hal ve gidişat kötü…