EMRAH ATAŞ


ÇEKİRGELER GİTTİ, KAMIŞLIK BİZE KALDI

Memleketin çivisi mi çıktı, yoksa bana mı öyle geliyor, doğrusu ben de bilmiyorum.


Memleketin çivisi mi çıktı, yoksa bana mı öyle geliyor, doğrusu ben de bilmiyorum. Düşünüyorum, düşünüyorum ama bir çıkış yolu bulamıyorum; gittiğim her yol bir çıkmaz sokak, önümüzde sanki kalın ve aşılmaz duvarlar örülmüş gibi. Toroslar’ın hemen başlangıcında olan bu şehir, bir türlü gelişmek bilmiyor, içine kapanmış öylece duruyor. Sene olmuş 2026 ama biz hâlâ yollarla, altyapıyla, bitmek bilmeyen yamalarla ve bitmek bilmeyen su sıkıntısıyla uğraşıyoruz. Aslında bu sıkıntıları yirmi yıl önce aşmış, modern bir şehir olmamız gerekiyordu; gerekiyordu ama olmadı, bir türlü olmadı.

Kapalı spor salonu yapacaklardı, şimdi o araziden su fışkırıyor. Suyun neden fışkırdığını bilen yok ama arazi maalesef halk arasında "kamışlık" denilen bir sazlığa dönmüş durumda. Sanırsınız Survivor parkuru; boksörler, güreşçiler gelsin burada antrenman yapsın, kim kamışların üzerinden daha iyi atlar diye yarışmalar düzenlensin, o derece! Şöyle bir dönüp bakın; koca memlekette aynı anda bin beş yüz kişiyi ağırlayacak bir konferans salonu yok, bir tiyatro salonu yok. Bunlar sadece eksiklik değil, koca bir şehrin vizyonsuzluğa mahkûm edilmesidir.

Esnaf deseniz zaten perperişan, siftah yapamadan kepenk kapatanların haddi hesabı yok. Krediler patlamış, kredi kartları limitleri çoktan aşmış, ödemeler hep gecikmeli. Durum o kadar acı ki, toptancıya borcunu ödeyemeyen esnaf, toptancının geleceği gün dükkanını kilitleyip kaçıyor. "Birader sen ne anlatıyorsun" diyeceksiniz belki ama bende olmayan paranın hesabını yapmak bana düşmese de, memleketin geleceğini, o yeni doğmuş bebeklerin yarınlarını dert edinmek, yazıp çizmek hepimizin boynunun borcu.

Siyasetçiler ise bildiğiniz çekirge misali; sadece seçimden seçime ortaya çıkıyorlar. Şöyle bir zıplıyorlar, biraz görünüyorlar, seçimi kazanan kalıyor, kazanamayan sırra kadem basıyor. Hatırlayın o 2024 öncesini; sabahtan akşama mahalle gezileri, şaşalı toplantılar, "Kozan'ı uçuracağız" diyen o büyük vaatler... Ne oldu o sözlere? Seçim bitti, sahneler kapandı, hepsi yine sır oldu. Şurada 2027’nin sonuna ne kaldı ki? O zaman yine o çekirgeler saklandıkları deliklerden çıkıp boy göstermeye başlarlar ama bu sefer ne ben ne de siz bu masallara o iyimser gözlerle bakmayacağız; bakmaya da hiç gerek yok.