Kurtuluş KILINÇ


GÖNDERİL(E)MEMİŞ MEKTUPLAR 13

Ömrümün en güzel öyküsüne;


Ömrümün en güzel öyküsüne;

Sana bu satırları yazmak, son nefesi vermek kadar zor ve ağır. Çünkü kelimeler ne kadar özenle seçilirse seçilsin, şahit olduğun o kahredici manzaranın kalbinde açtığı yarayı sarmaya yetmeyecek, biliyorum. Yaptığım şeyin adını yumuşatmaya, kendimi aklamaya ya da küçültmeye zerre kadar niyetim yok. Çıplak ve acı bir gerçek var ortada: Seni kırdım. Üstelik hiç hak etmediğin, en ağır şekilde… Şimdi kırdığım yeri saklayarak değil, o yaranın önünde durarak konuşmak istiyorum seninle.

"Ben hatalarım için,
Sana yaptıklarım için,
Hiç affetmedim kendimi."

 

**

Benim dikkatsizliğim, senin kalbinde bir kışa dönüştü. Bunun adına kader de diyemem, talih de… Bu, doğrudan benim hatam. Sana yaşattığım böyle bir acıdan sonra karşısına geçip arsızca 'Beni affet' diyen o adam olmayacağım. Senden af dilemiyorum. Çünkü biliyorum; eğer aynı şeyi sen yapsaydın, ben de kolay kolay affedemezdim. Affetmek bazen zaman ister, bazen kalbin kendiyle yeniden barışmasını… Bu yüzden senden bağışlanma beklemek, o tertemiz sevgine ve samimiyetine haksızlık olur.

Ben senden sadece helallik diliyorum. Affetmek belki zamanın işidir, belki de hiç olmaz. Helallik ise "Ben bu ağır yükü taşımıyorum, sen de ruhunda taşıma" demektir.

" …
Birden gecem tutarsa,
Güneş'i çevir bana.
Sevgilim, bağışla;
Biraz zor olsa da…

Affet beni akşamüstü
Gölgen uzarken.
Sabaha kalmadan affet
Tam "Ayrıldık" derken."


**

Biz seninle herkesin kıskanabileceği bir sevda yaşadık. Benlik duygularından sıyrılan, kendimizden önce sevdiğimizi düşünen 'biz'dik. Yan yana durduğumuzda tamamlanan, susarak bile anlaşan, herkesin içinde kimsenin anlayamayacağı küçük jestlerle hayatı güzelleştiren iki insandık. Bu yüzden yaşananların yarası da sıradan olmadı.

Dışarıdan bakanların bile imrendiği o sağlam sevgi kalesini istemeyerek de olsa kendi ellerimle sarstım. Bir ilişkiyi asıl yıkan şey çoğu zaman büyük fırtınalar değildir. Bazen saçma sapan bir cümle ya da bir eylem de o koca sevgileri yerle bir edebiliyor.

"Seninle ben, aynı göğün altında iki yıldız,
Ayrı düşsek de yine aynı gecede parlarız.
Sen nefessin, ben sesim, birleşir de coşarız,
Biz, zamansız bir sevdanın tek yolcusuyuz."

**

 

Şunu da tüm kalbimle biliyorum ki; bizim sevgimiz, benim bu aptalca hatamdan çok daha büyük ve derin. El olmakla 'eş' olmak arasındaki o ince çizgi de tam olarak burada, bu enkazın ortasında başlıyor. Gerçek sevgi, sadece her şey güllük gülistanlıkken yan yana yürümek değil; fırtına koptuğunda, en büyük hata yapıldığında bile o yolu yeniden, eskisinden daha sağlam inşa etmektir.

Sevgi bedelsiz sürmez; emek ister, sabır ister. İncinmiş yerleri yeniden tutacak bir merhamet ister.

Farkındayım. Ben çok büyük bir hata yaptım, suçsuz değilim. İnsan hayatta en çok sevdiğini, üzerine en çok titrediğini en çok yaralıyor bazen. İstemeden de olsa. Ama o kanayan yarayı iyileştirecek tek mucize de yine o büyük sevginin kendi içinde saklı. Çünkü gerçekten seven bir kalp bilir ki; ortada böylesine devasa bir sevgi varsa, dünyada aşılamayacak hiçbir hata, sarılmayacak hiçbir yara yoktur.

“Ne acıdan ne kayıptan korkmadık ki hiç biz,
Ne kavgalar atlattık da yılmadık ki bir gün.
Üstüne gittik sevdanın, yenilmedik ki…"

 

**

Şimdi seni kendi halinde, kalbinle ve kırgınlıklarınla baş başa bırakıyorum. Çünkü biliyorum ki; hayati kararlar kalabalıkta, yönlendirmeyle verilmez. Düşün, tart ve içindeki o eşsiz sevgiyi dinle. İstersen uzaktan izleyeceğim, istersen bir köşede sessizce hükmünü bekleyeceğim.

Eğer içindeki o büyük sevgi, yaşananların ağırlığını aşar da bu yolu benimle yeniden yürümeye karar verirsen... Bil ki; karşındaki adam aynı adam olmayacak. O hatanın gölgesinde değil, aydınlıkta yürümen için gerekirse kendimden vazgeçmeyi göze alacağım. Bu yola, bedeli neyse sonuna kadar ödeyecek bir adam olarak devam etmeye hazırım.

Ama eğer kalbin artık bana kapalıysa… O zaman başımı öne eğer, sonsuz bir saygıyla susarım. Sana “ama” ile başlayan tek bir cümle kurmam. İşte o zaman susmayı da bileceğim. Çünkü her sevda geri dönmez. Her yol birleşmez. Ve bazı vedalar, kavuşmaktan daha onurludur.

"Sana gitme demeyeceğim.
Üşüyorsun ceketimi al.
Günün en güzel saatleri bunlar.
Yanımda kal."

 

**

Sevgi, kusursuz insanların hikâyesi değildir. Sevgi, hatasını anlayan ve o hatanın karşısında eğilmeyi bilen insanların omzunda büyür. Ben şimdi o eğilmiş omuzla karşındayım.

Ne karar verirsen ver, seni hep kalbimin o tertemiz ve apayrı yerinde, dünyanın en çok saygı duyulan kadını olarak saklayacağım.

"Ne vakit bir yaşamak düşünsem,
Bu kurtlar sofrasında belki zor,
Ayıpsız fakat ellerimizi kirletmeden;
Ne vakit bir yaşamak düşünsem,
Sus deyip adınla başlıyorum.
İçim sıra kımıldıyor gizli denizlerin,
Hayır başka türlü olmayacak.
Ben sana mecburum bilemezsin."

**

 

Seni inciten adam olmak istemedim hiçbir zaman.

Hep sevdim, hala da çok seviyorum. İlk günkü gibi, kördüğüm gibi…

Ve seni en çok seven adam olduğum gerçeği de sonsuza dek hiç değişmeyecek.

Kalbinde açtığım yara için üzgünüm. Hakkını helal et.