Özcan ALADAĞ


ÖVERKEN ÜZME DİYE BUNA DENİR

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunursa birini överken başkalarını üzersin. Buna da dikkat etmen gerekir insan olarak…


Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunursa birini överken başkalarını üzersin. Buna da dikkat etmen gerekir insan olarak…

Kendi adıma birisini üzmemek için, araştırmadan, bilgisine ve belgesine ulaşmadan ne haber yaparım. Ne de köşe yazısı yazarım.

Bakıyorum Türk medyasının kelli felli olduklarına inanılan, tabiri caizse ombusman gazeteci kimliği taşıyan arkadaşlar, birisini överken birilerini üzüyorlar. Hatta daha da ileriye giderek bilgi sahibi olmadıkları için övdükleri kişiye rant sağlar duruma düşüyorlar.

Akşam evde televizyon izlerken kanalları dolaştığımda Sözcü TV’de Yazar Yılmaz Özdil’e rastladım. Çok da merak ettiğim bir yazar değil ama konu ahlaksız davranışlardan dolayı cezaevinde olan Habertürk eski Genel Yayın Yönetmeni olunca Özdil’i dinlemeye koyuldum.

Yılmaz Özdil, Habertürk eski Genel Yayın Yönetmeni Mahmet Akif Ersoy’un ismine kurban olması gerektiğini, o ismi hak etmediğini belirtiyordu

Aynen katılıyorum bu cümlelerine…

Ve Yılmaz Özdil devam etti. “Ankara’da İstiklal Marşı’nın yazarı Mehmet Akif Ersoy adına bir dergi çıkarıyor bir grup yurtsever, milliyetçi, vatan için kalbi atan arkadaşlar. Bu arkadaşlar, her yıl Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un anısına bir dizi etkinlik düzenliyorlar. Bu etkinliğin ismi de Mehmet Akif Ersoy’u anma etkinliği. Lakin bu yıl ahlaksız davranıştan dolayı cezaevinde olan Mehmet Akif Ersoy ile aynı isim çakışmasın, sanki ahlaksız davranışın sahibi Mehmet Akif Ersoy için etkinlik düzenleniyor gibi algılanmasın diye bu dergi çıkaran vatansever, dürüst arkadaşlar etkinliğin ismini Mehmet Akif’i anma etkinliği olarak değiştirdiler’

Demek istiyordu ki Yılmaz Özdil, ‘Bu dergi çıkaranlar namuslu, cezaevindeki ise namussuz!’

Ben konuşmalarından bunu çıkardım.

Cezaevindeki Mehmet Akif Ersoy için söylediklerine itirazım yok Yılmaz Özdil’e. Lakin göklere çıkardığı Ankara’da dergi çıkaran vatansever, dürüst insanların içindeki bir isme itirazı var Yılmaz Özdil’e…

Bu isim benim ve Adana’nın çok iyi tanıdığı bir isimdir. Hakkında haberler yaptığım bir isimdir. O isim de kendisini çok yakından bilir. Yaptığım haberlere ve yazdığım yazılara itiraz dahi edememiş, yargının yolunu tutamamıştır.

Ne yazık ki Yılmaz Özdil’e de bu ismi iyi pazarlamışlar. O da araştırmacı gazetecilik örneği gösterin adamı pazarladıkça pazarladı…

Bunu yaparken Yılmaz Özdil, bu itirazım olan Ankara’da dergi çıkaran Fatih Bayhan isimli kişinin Adana’da ve başkaca illerde üzdüğü, mahkemelik olduğu kişileri de üzmüş oldu.

Hatta yetmedi, Yılmaz Özdil’in övdüğü bu isim, Adana’ya geldi. Valilik, Kaymakamlık, Belediye derken ‘Hocamız’ tamlamasını da alarak konferanslar verdi! Bir adet Pazar payını artırdı Yılmaz Özdil

Yılmaz Özdil’e ulaşmak istedim. Telefonunu buldum. Günlerce aradım. Telefonunu bakmadı. Twit atıp kendisini etiketledim. Maalesef ulaşamadım. Ulaşmış olsaydım bu göklere çıkardığı isimle ilgili daha önce yazdığım haberleri kendisine gönderip bir de bizden dinlemesini isteyecektim bu kişiyi…

Netice itibariyle, bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmayacaksınız.

Bu Özcan Aladağ olarak benim içinde geçerli, Yılmaz Özdil içinde geçerli. Yılmaz Özdil’i dinledikten sonra bir daha Yılmaz Özdil’i dinlememe kararı aldım. O ekrana çıkınca başka kanala geçiyorum. Kendi adıma hayatımda hiç bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmadım. Öğrenmek ayıp değil…