Adana... Bir ucu deniz, bir ucu bereketli toprak. Şimdi bu toprağın başına tanıdık bir isim, Mustafa Yavuz geldi. Seyhan’dan biliyoruz tecrübesini. Yabancı değil, içimizden biri. Yeni görevi hayırlı olsun, başarılar daim olsun. Ama sayın valim, ayağınızın tozuyla önünüze bir dosya koymak boynumuzun borcu. Mesele Kozan.
Kozan dediğin, Adana’nın kuzey başkentidir. Tarihtir, kültürdür, enerjidir. Ama gelin görün ki, bu koca şehir yıllardır içine hapsedilmiş durumda. Siyasetçiler gelir, meydanlarda nutuk atar, sözler havada uçuşur. Seçim biter, vaatler tozlu raflara kalkar. Kozan, adeta 20 yıl geriden gelmeye mahkûm edilmiş bir "yalnızlık" içinde. Ekonomi can çekişiyor, yatırım durmuş.
Spor derseniz, Kozan’ın genetiğinde var. Dünya şampiyonu çıkarmış topraklar burası. Bugün de boksörlerimiz, güreşçilerimiz Avrupa’da kürsüye çıkıyor, Türk bayrağını dalgalandırıyor. Gurur duyuyoruz, alkışlıyoruz. Ama bu madalyaların arkasındaki tabloyu görseniz, yüreğiniz burkulur. 6 Şubat depreminde hasar alan kapalı spor salonumuz yıkıldı. "Yenisini yapacağız" dediler, molozu kaldırdılar, gerisi gelmedi.
Şimdi o şampiyon çocuklar nerede çalışıyor biliyor musunuz? Bazısı bir okulun rutubetli bodrum katında ter döküyor. Bazısı hava güzelse sokakta gölge arıyor. Bazısı ise evine yastıklardan minder yapıp, şampiyonaya orada hazırlanıyor. Elin oğlu teknolojik tesislerde çalışırken, bizim evlatlarımız bodrum katlarından dünyaya kafa tutuyor. Bu ayıp Kozan’ın değil, bu yeteneklere sahip çıkmayanların ayıbıdır.
Sayın valim, biz sizi seviyoruz, sizin de Adana’yı sevdiğinizi biliyoruz. Kozan’ın bu sahipsiz görüntüsüne son verecek irade sizde var. Bu kentin gençlerini, sporcularını bodrum katlarına mahkûm bırakmayın. Kapalı spor salonu projesini tozlu raflardan indirin, bizzat takipçisi olun. Kozan halkı vefalıdır, kendisine uzatılan eli, yapılan yatırımı asla unutmaz. Bu çocukların geleceği, sizin elinizde.

