Faruk YİĞENOĞLU


ŞİMİZİ YAZ TUTALIM!

Böyle bir atasözümüz var. Bu tedbiri elde bırakmama anlamında doğru, aşırı temkin anlamında yanlıştır: İnsanı olumsuz düşünmeye zorlar.


Böyle bir atasözümüz var. Bu tedbiri elde bırakmama anlamında doğru, aşırı temkin anlamında yanlıştır: İnsanı olumsuz düşünmeye zorlar.

Çoğumuz olumsuz düşünmeye alıştırıldık. Aşırı tedbirli, aşırı temkinli ve endişeli bir hayatımız var. Endişelerimiz de maalesef korkularımızı besliyor.

Korkularımızın kaynağı ise “gelecek” endişesi: Şimdilik her şey yolunda, ama ya sonra kötüleşirse?

Dünyanın yüz bin hali var, istikbal kim bilir neler getirir; her ihtimali hesap ederek yaşamalı...

Peki, ama insan her ihtimali hesap ederek nasıl yaşayabilir?

Günün herhangi bir saatinde kaza geçirme ihtimaline karşı arkanızda ambulans mı gezdireceksiniz?

Herhangi bir zamanda saldırıya uğrama ihtimaline karşı koruma ordusuyla mı dolaşacaksınız?

Peki, Ölüm ihtimaline acaba hangi donanımla ve tedbirle karşı koyacaksınız?

Olumsuz ihtimaller hayatın parçalarıdır. Her an karşımıza çıkabilir, yolumuzu kesebilirler.

Ancak hayatı olumsuz ihtimallere göre ayarlamaya kalkışmak, hayatın özel ve güzel yönlerini ıskalamayı göze almak anlamına gelir. İşte bu yüzden hepimiz stresliyiz, kimimiz depresyon tedavisi görüyoruz.

Ömür boyu süren olumsuz ihtimal baskısına hiçbir yürek dayanamaz.

Çoğu atasözlerimiz de ne yazık ki, bu yanlış yönelişe destek veriyor. Bunlardan biri de İŞİNİ KIŞ TUT, YAZ ÇIKARSA BAHTINA! sözüdür.

Çoğumuz böyle yaşıyoruz. İşimizi kış tutuyor, gelecek endişesiyle günümüzü zindan ediyoruz. Mutluluğumuzu “olumsuz gelecek” hayalinin gölgesinde mutsuzluğa dönüştürüyoruz.

Meselâ mutlu bir anımızda gülmeye başlasak elimizi ağzımıza bastırıyor, Hayrolsun, gülmek ağlamaya işarettir diye kendimizi endişeye mahal ediyoruz.

Bunun ekonomik sıkıntılarla filan ilişkisi elbette var, ancak salt ekonominin belirleyici olduğunu düşünmüyorum. Daha çok yüreğimize pompalanan korkuların esiriyiz.

Olumsuz telkinlerle besleniyoruz.

Bunu kırmak lâzım: Yani İŞİMİZİ YAZ TUTALIM!

Kış çıkarsa bahtımıza!