EMRAH ATAŞ

Tarih: 18.02.2026 12:48

BİR ŞEY YA OLUR, YA OLMAZ!

Facebook Twitter Linked-in

Hayatta bazen bazı şeyler olur, bazıları olmaz. Mantığa aykırıysa zaten o iş "olmayan" işlerdendir. Herkesin aklına yatıyorsa, bilinçaltı onaylamış demektir. Ya olur, ya olmaz. "Olabilir" veya "olmayabilir" kelimesi lugatımızda yok. Net olacaksın.

Adana’nın kuzey ilçeleri gökyüzü delinmişçesine yağan sağanakla sarsıldı. Adeta bir afet dönemi yaşandı. Adana Milletvekili Abdullah Doğru çıkıp, "Afet bölgesi ilan edilecek bir durum yok" diyor.

Beyefendiye göre yok ama vatandaşa göre var. Oradaki insan o afeti iliklerine kadar hissetti, ciğerine kadar soludu.

13’ünde başladı, 14’üne kadar durmadı. Kozan’dan Kayseri istikametine giden yol Feke’den sonra koptu. İletişim kesildi. Neden? Çünkü dere taştı. Dere dediğin, öyle sessiz sedasız akmadı; yolu yırtıp geçti. 5 metre derinliğinde, devasa bir gedik açtı asfaltın ortasında. Trafik iki gün Valilik kararıyla kapalı kaldı.

Önlem alınamaz mıydı? Teknik konu, uzmanı konuşsun. Ama dağın yamacından yola fırlayan o kayalar teknik değil, ihmal konusu. Çelik ağ sistemi kurmak bu kadar mı zor? Altı üstü bir ağ. Kursaydın, o kayalar yola değil ağa takılacaktı. İnsan canı bu kadar ucuz mu?

Hatırlayın. 2023 Mart ayıydı. 4 öğretmenimizi o bölgede, o yolda toprağa verdik. Daha dün, yine bir kaya parçası koptu, bir aracın tekerine çarptı. Ön camdan girse, bir ocağı daha söndürse ne diyecektiniz? "Kader" mi? Facianın eşiğinden dönüldü, haberiniz var mı?

Bazı olaylar "geliyorum" der. Sel felaketi mesela. Türkiye'nin gündeminde artık bunlar olmamalı. Önlem alıyor muyuz, alamıyor mu bakmamız lazım.

Örneği var. 2014-2019 arası Kozan Belediye Başkanı Musa Öztürk, drenaj hatları için gövdesini taşın altına koydu. Metrekareye 120 kilo su düştü, Kozan merkezde tık yok. Çalışınca oluyor demek ki. Teşekkürler Musa Öztürk.

Peki ya Bucak mevkisi? Sumbas Çayı taştı. Binlerce yıllık tarih, UNESCO geçici miras listesindeki Anavarza sular altında kaldı. Köydeki evlerle irtibat kesildi. İddia vahim; bazı çiftçiler "bir karış daha fazla yer ekeyim" diye o meşhur "karıkları", kanalları kapatmış. 2019'da da aynı film çekilmişti burada.

Demek ki ders alınmamış. 2019’dan 2026’ya felaket göz göre göre, ıslık çalarak gelmiş. Neresi patlıyor, nereden su çıkıyor belliymiş. Değerlendirilmiş mi? Hayır. Vatandaş yine mağdur, yine perişan.

Sel olur, yağmur yağar; eyvallah, Allah’ın takdiri. Ama kulun vazifesi de tedbir almaktır. Öyle bugünü kurtaran cinsten değil; metrekareye 300 kilo da düşse "bana mısın" demeyecek sistem kurmaktır.

Bu son olsun. Bu acı tecrübe, yetkililerin kulağına küpe değil, zihnine mühür olsun. Yönetenlerin artık ne yapması gerektiğini bilmesi, bilmekten öte yapması gerekiyor.

Çünkü hayat beklemez. Ya olur, ya olmaz!


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —