Özcan ALADAĞ

Tarih: 30.01.2026 12:51

BU ADALETSİZLİĞİ KİM DÜZELTECEK?

Facebook Twitter Linked-in

Yanlışı, adaletsizliği yazmaktan inanın yorulduk. Lakin gazeteci isen yorulsan dahi yazmaktan geri durmayacaksın. Görevimiz bu…

Bugün yine bir adaletsizliği, yanlışı dile getirip sorunu çözmekle görevli olanlara da ‘Lütfen bu yanlışa son verin’ diyerek çağrıda bulunacağım.

Emeklilerin aldıkları maaş konusundaki adaletsizliği bilmeyen yoktur ülkede. Ne kadar fazla prim yatırırsanız SGK’ya, o kadar az emekli maaşı alıyorsunuz!

Böyle bir adalet olur mu?

Oluyor maalesef…

Emekli maaşı bağlama oranlarında yapılan değişiklikler ile insanların maaşlarını düşüren yetkililer, adaletsizliğin oluşmasının bence baş sorumlusudur.

5500 prim günden emekli olan ile 9000 bin prim gününden emekli olanlara aynı emekli maaşını, hatta daha az maaşı bağlamak yanlıştır, adaletsizliktir.

Emeklilere ‘İntibak yasası’ adı altında yapılan iyileştirmelerde de adaletsizlik yaşandı bu ülkede. Bir kısım emekliye intibak uygulandı, diğer kısım emeklilere ‘hayır’ denildi ve intibak yasası uygulanmadı.

İşçi emeklisine 20 bin lira emekli maaşı reva görülüyor. Memur emeklisi işçi emeklisinin iki katı emekli maaşı alıyor. Sanki işçi ile memur aynı şehirde yaşamıyor. Sanki aynı geçim derdi ile haşır neşir olmuyorlar. Bu nasıl bir uygulama?

Dikkatinizi çekti mi bilmiyorum ama Allah geçinden versin emeklinin ölümünde de büyük bir adaletsizlik var bu ülkede.
İşçi emeklisinin vefat etmesinde geride kalan ailesine yapılan ölüm yardımı 6 bin lira. Memur emeklisine yapılan ölüm yardımı 25 bin lira, milletvekilinin vefatından yapılan ölüm yardımı 175 bin lira…

Sanki ölüm sonrasında aileler faklı harcama kalemiyle defini gerçekleştiriyor. Sanki aileler arasında ölümde de ayrım var!

Bu yanlışlıklar insanları üzüyor. Rahatsız ediyor. Sağ iken değer verilmeyen emekliye, ayrım yapılan emekliye, öldüğünde de rahat yok!

Huzurlu ölüm emekliye reva görülüyor!

SGK yetkililerinin insanlardan gelen bu tepkiyi, serzenişi karar veren mekanizmaya iletmesi gerekmez mi? Bu tür yanlışlıkların düzeltilmesi adına siyasi iktidarın sorunu çözüp adil olunması adına hareket etmesi gerekmez mi?

Bir emekli olarak inanın ben bu kadar ayrımcılığın emeklilere reva görülmesini, maaş konusunda emeklinin sesinin duymazlıktan gelinmesini anlamış değilim.

Bu adaletsizliği kim çözecek? Diye sordum.

Sorumun yanıtını yine ben vereyim. ‘Kimse çözmeyecek!’


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —