Şehir merkezinde son sürat dolaşan tırlara kim dur diyecek?
Yoksa bu şehir artık insanlardan çok tırlara mı ait? Her gün trafiği altüst eden, yolları savaş alanına çeviren bu ağır tonajlı araçlar sadece kuralları değil, insan hayatını da ezip geçiyor. Dün şehrin göbeğinde bir vatandaşımızın ölümüne neden olan yine bir tırdı. Bu ilk değil. Ama belli ki yetkililer seyretmeye devam ederse son da olmayacak. Feke–Kozan Karayolu üzerinde maden taşıyan firmalara ait tırların oluşturduğu tehlikeyi bilmeyen yok. Bu araçların direksiyonundaki bazı sürücüler, direksiyon başına değil sanki insan hayatını hiçe saymak için oturuyor.
Saimbeyli Caddesi’nde, ilçenin en yoğun saatinde yaşanan ölümlü kazanın faili yine aynı zihniyet, yine aynı firma, yine aynı umursamazlık. Bu artık “kaza” değil; göz göre göre gelen bir ihmaller zinciri, hatta açık bir sorumsuzluktur.Buradan açıkça soruyorum:
Sabah 08.00 ile gece 23.00 arasında bu tırların şehir merkezinde cirit atması hangi kanuna, hangi vicdana, hangi akla sığıyor?
Eğer bu durum yasalsa, bu yasa yanlıştır.
Eğer yasaksa, o zaman bu serbestliği kim sağlıyor?
Bu şehirde ölen her insanın vebali, sadece direksiyon başındakinin değil; susanların, görmezden gelenlerin, görevini yapmayanların boynundadır.
Artık yeter.
Bu şehir maden kamyonlarının oyun alanı değil.
İnsan hayatı, hiçbir firmanın kazancından daha değersiz değildir.