Gün görmeyen hayatların öyküsünü kaleme almak… Emine Bulut’lar, daha yeni aramızdan ayrılan Fatma Nur öğretmen… Pınar Gültekin, Münevver Karabulut, Şule Çet… Ve ismini sayamadığım hikâyeler. Farklı yollar, farklı hayatlar ama aynı son malesef
Kadınların kaderini belirleyen sessizlik ve süregelen adaletsizlik.
Kadınlar Günü, sadece kutlamak için olmamalı. Hatırlamak, varlığını fark etmeyen insanlara kendini zorla hatırlatmak için de var gibi görünüyor. Ama aslında bugün, kadından ziyade insan olmanın değerini hatırlatmalı. Çünkü kadın, hayatın her alanında emeği, direnci ve varlığıyla toplumu ayakta tutuyor.
Kadınlar Gününün doğuşu, 20. yüzyılın başına dayanıyor. İşçi kadınların uzun çalışma saatleri, düşük ücretler ve kötü koşullara karşı başlattığı mücadele, 1908’de New York’ta tekstil işçisi kadınların grevi ve 1910’daki Kopenhag’daki Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı, bugünkü 8 Mart’ı şekillendirdi. O günden bu yana kadınlar eşitlik ve adalet için mücadele ediyor; bazen susturulup bazen ölümle karşılaşıyorlar.
Bugün hâlâ erkek egosunu pohpohlayan geleneklerle karşılaşıyoruz. Kadının toplumdaki yeri hâlâ sorgulanıyor. Cinsiyet ayrımcılığı evde, işte, sokakta ve hayatın her alanında kendini gösteriyor. Kadın, atalarından miras kalan yükleri omuzlamaya devam ediyor: Savaşta cephane taşımış, direniş göstermiş; evde ise işten dönmesine rağmen iş bitmeyen, sofrayı kuran, çocukları büyüten, yaşlılara bakan kadın… Tüm bunları çoğu zaman görünmeden yapıyor.
Kadınların emeği görünmez kılındığında, toplumun gerçek değeri de kaybolur. Kadın sadece bir gün değil, her gün değerli. Sessiz kalmak artık mümkün değil. Hayatları hiçbir çiçeğin veya mesajın gölgesinde kaybolmamalı. Her gün adalet, eşitlik ve değer peşinde olmalı.
Bugün, yaptırımların yetersizliği, korumaların azlığı ve caydırıcı mekanizmaların eksikliği hâlâ can yakıyor. Bir kadın, savcılığa başvurduğu halde öldürülebiliyor. Çocuklar, gençler ve kadınlar ölüyor .
Kadınlar öldürülüyor!
Sessiz kalmak korkaklıktır.
Peygamber Efendimizin Veda Hutbesi’ndeki sözü hatırlatıyor:
"Kadınlara iyi davranın; çünkü onlar sizin haklarınız altında emanetinizdir."
Ve Atatürk’ün sözüyle tamamlayabiliriz:
"Ey kahraman Türk kadını! Sen yerli ve milli bir güç olarak, yalnız milletimizin değil, tüm insanlığın saygısını kazanacaksın."
Kadın mücadelesi, sadece bir günle hatırlanamayacak kadar derin ve anlamlıdır. Bugün Emine değil, yarın başka bir isim… Sessiz kalmak artık öldürür
Yine de bu anlamlı günde tüm kadınlarımızın
"8 Mart Dünya Kadınlar Günü 'nü" kutluyorum .